Sirinyer’e selam, BABAARIF ile devam..
BABAARiF: Kum-cim-sentetik demeden gostere gostere kazanan safkan, 5 te 5 yaptigi etkili jokeyi Akin Sozen ile gecilene kadar banko.
SEV BAKALIM: Gormus oldugu kosularin ardindan istenilen kivama ulasmaya baslayan kisrak, buyuk bir aksilik olmazsa kazanmaya yakin, safkan kosu icerisinde fazla zorlanmazsa bir diger Kurtel ekurisi safkani devreye girer
1.ayak: 1-2-10-8-9-3-5//6
2.ayak: 1-2-6-7-5//3-4
3.ayak: 1-4-6
4.ayak: 3 BABAARiF
5.ayak: 9//10
6.ayak: 5-7-4-8-9-6
141,12 TL // 44,10 TL
Ismini Turk dilinin ve siirinin en buyuk ustalarindan biri olan buyuk usta Nazim Hikmet’in onemli eserlerinden olan ‘’Benerci kendini nicin oldurdu’’ yapitinin birinci bolumunde yer alan siirden alan safkani programda karsimda gorunce siiri ve yillar sonra bu olumsuz esere muzik ile sekil veren Onur Akin yorumuna goz atmak isteyen takipcilerimiz icin soyle bir koseye birakmak istedim, bol sanslar keyifli pazarlar.
-SEV BAKALIM-
Bir genç adama..Hakîm Heraklite..
Yıldızlara.. ve aşka dairdir.
Şehir
uzakta
Genç adam
ayakta.
Akıyor şehirden geçen nehir
Genç adamın ayakları dibinden.
Genç adam
piposunu çıkarıyor cebinden
aranıyor kibriti,
Bakıyor akar suya
düşünüyor Herakliti
Düşünüyor büyük hakîm Herakliti genç adam:
Kim bilir belki böyle bir akşam,
böyle bir akşam
Heraklit alnını
yeşil gözlü zeytinliklere akan
suya eğdi
ve dedi:
<< –Her şey değişip akmada
bu hal beni hayran bırakmada.. — >>
Heraklit..Heraklit ne akıştır bu!
Ne akıştır ki bu dalgalarında
dağlıdır alnı en mukaddes putun
kızgın demir damgasıyla sukutun.
Gebedir her sukut bir yükselişe.
Ne mümkün karşı koymak
bu köpürmüş gelişe ..
Heraklit.. Heraklit..
akar suya kabil mi vurmak kilit?
Şehir
uzakta
Genç adam
ayakta.
Akıyor şehirden geçen nehir
genç adamın ayakları dibinden.
Genç adam
kibritini çıkarıyor cebinden
yakıyor piposunu.
II
Dikine mustatil bir apartmanın
en üst katında
dört köşe bir oda.
Perdesiz pencereler.
Pencerelerin dışında yıldızlı geceler.
Genç adam
alnını dayamış cama.
Ben romanın muharriri
diyorum ki genç adama:
Delikanlım:
İyi bak yıldızlara
onları belki bir daha göremezsin.
Belki bir daha
yıldızların ışığında
kollarını ufuklar gibi açıp geremezsin.
Delikanlım:
Senin kafanın içi
yıldızlı karanlıklar
kadar
güzel, korkunç, kudretli ve iyidir.
Yıldızlar ve senin kafan
kâinatın en mükemmel şeyidir.
Delikanlım:
Sen ki ya bir köşe başında
kan sızarak kaşından
gebereceksin,
ya da bir darağacında can vereceksin.
İyi bak yıldızlara
onları göremezsin belki bir daha..
Delikanlım:
Belki beni anladın
belki anlamadın.
Kesiyorum sözümü.
İşte kapı açıldı
Geldi beklenen kadın.
– BEKLETTİM Mİ?
– ÇOK..
AMA ZARARI YOK…
Kadın
yakaladı genç adamı
elinden.
Genç adam
yakaladı kadını belinden
bir yumrukta kırdı camı.
Oturdular pencerenin içinde..
Sarktı ayakları gecenin içinde…
Işıklı bir deniz dibi gibi
başlarında, sağda, solda gece yanıyor.
Bacakları karanlık boşluklara sallanıyor.
Sallanıyor bacakları
sallanıyor bacakları…
…dudakları…
Sevmek mükemmel iş delikanlım,
sev bakalım!
Mademki kafanda yıldızlı bir gece var,
benden izin sana
sev, sevebildiğin kadar…
Nazım Hikmet